Mirasçılara Karşı Dava Açılması

Güncelleme tarihi: 26 Eki 2021

Bilindiği üzere, bir kimsenin vefatından sonra kalan mirasçıları, miras bırakanın (muris) bütün malvarlığına tümüyle, yani tüm alacak ve borçlarıyla birlikte sahip olmaktadırlar. Miras bırakanın ölümü ile mirasa konu tüm malvarlığı hiçbir işlem, talep ya da süre gerekmeksizin bir bütün halinde mirasçılara geçer.


Mirasçıların, murisin borçlarından dolayı mirasın paylaşılmasından önce ve sonra müteselsil sorumluluk halleri bulunmaktadır.


Türk Medeni Kanunu’nun 641/I’e göre, “mirasçılar, tereke borçlarından müteselsilen sorumludurlar” kuralı getirilmiştir. Kanunun ifadesinde, tereke borçlarından söz edilmiştir. Tereke borçları ile anlaşılması gereken, sadece miras bırakandan geçen borçları değil, mirasçılara karşı ileri sürülebilecek her türlü borçtur. Yani, mirasçılar sadece miras bırakandan (muris) kendilerine geçen borçlardan değil, terekeye karşı ileri sürülebilecek miras hukuku kaynaklı her türlü borçtan müteselsilen sorumlu olurlar. Burada terekenin borçlarının kaynağı önemli değildir. Söz konusu borçlar, sözleşmeden, haksız fiilden veya sebepsiz zenginleşmeden doğabilir.


Müteselsilden anlaşılması gereken, her bir mirasçının alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olmasıdır. Ancak mirasçıların kendi aralarındaki ilişkide, her mirasçı kendi payından sorumludur ve payından fazlasını ödeyen mirasçı, fazladan ödediği miktarı diğer mirasçılardan payları oranında isteyebilir.


Mirasçıların tereke borçlarından mirasın paylaşılmasından önceki sorumlulukları miras ortaklığı süresince devam eder. Mirasçıların müteselsil sorumlulukları, mirasın kabulü ile başlar, paylaşımdan beş yıl sonra da sona erer.


Mirasçılar murisin borç ilişkilerine hiç bilgileri olmamasına rağmen taraf olurlar. Borcun istenildiği mirasçı, alacaklıya borcun tamamını ödemekle yükümlüdür. Mirasçı, benim payımı, senin alacağın aşıyor, kalanını da diğer mirasçılardan talep et diyemez.


Çünkü mirasçılardan her biri borcun tamamından şahsen ve müteselsilen sorumludur. Alacaklı mutlaka bir mirasçıdan alacağını talep etmek zorunda değildir. Alacaklı diğer mirasçılara da alacağın belli bir kısmı için başvurabilir. Ancak tek bir mirasçıdan da alacağın tamamı talep edilmesinde herhangi bir sorun bulunmamaktadır.


Bu aşamada Türk Borçlar Kanunu’nun 163. maddesi devreye girer. Buna göre alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse mirasçıların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir. Mirasçıların sorumluluğu, borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder.


Bu hüküm gereğince, terekeye karşı açılacak davanın konusu bir para alacağı ise, bu davanın bütün mirasçılara karşı açılması zorunluluğu yoktur. Alacaklı ister bir mirasçıya karşı, ister birden fazla mirasçıya karşı veyahut mirasçıların tamamına karşı dava açabilir, takip yapabilir. Konusu para alacağı olan davalarda mirasçılar arasında ihtiyari (zorunlu olmayan) dava arkadaşlığı bulunmaktadır.


Terekeye karşı açılacak davanın konusu paradan başka bir şey ise; o durumda davanın bütün mirasçıların dahil edilmesiyle açılması şarttır. Bu halde mirasçılar bakımından zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır.


Faydalı olmasını dilerim…


Av. Aslıhan Gürbüz Sevim

Ekim 2021


#miras #tereke #paraalacağı #alacak #borç #borçlarhukuku #mirashukuku


Yararlanılan Kaynaklar

Hayrunnisa Özdemir, Mirasçıların Murisin Borçlarından Dolayı Sorumluluğu, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2012

Gökçen Topuz, Seçkin Topuz, Miras Ortaklığında Mirasçıların Dava Arkadaşlığı, Ankara Barosu Dergisi, 2008


©️Bu sitedeki yazılar, site ve yazar adı belirtilmeden kullanılamaz.

147 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör